10 Ocak 2013 Perşembe

5 ,5 ,5 ,5 daha nicelerine

Canım kızım koşturma içinde bloga yazmayalı ne kadar çok zaman geçmiş. Bu arada ne kadar çok şey yaşadık geriye dönük senin albümüne bunları eklemek isterim. Onlar hepimizin hatıraları :)
Bir yaş daha büyüdün canım kuzum zaman ne kadar çabuk geçiyor.

Bana bu yaz dediğin şey hiç aklımdan çıkmadı.
Anneannedeyken akşam üzeri uykusundan uyandığında beni yanında görünce ilk söylediğin kelimeleri hiç unutamayacağım.Bana beni sevdiğini bir çok şekilde söyledin kulağıma hep fısıldadın ama onları yazamamıştım bu da son nokta oldu.
"Anne senden başkasını bu kadar sevemezdim..."
Tatlı kuzum aynı şekilde bende öyle düşünüyorum. İyi varsın iyiki doğdun ve benim kızım oldun :) Sağlıkla hep beraber nice yaşlara.

Sana bir şarkı hediye etmek istedim. Çok sevdiğim bir şarkı her dinlediğimde kendimden geçiyorum. Ve hep sen geliyorsun aklıma bir taneciğim. Bir sevgili şarkısı ama içinden sözleri sana çekiyorum.

Candan Erçetin -Bahar.

"Çünkü sana değdiğimden beri elllerim bütün kış dallarımda tomurcuklar var."

Öyleyim gerçekten:)  Nice nice yaşlara.................

12 Temmuz 2012 Perşembe

Sinnn cap



             
Bu sefer Babaanne, Dede, Hala, Enişte ve kuzen Vera ile gittik sincap'a güzeldi keyifliydi. Bir daha istiyoruz :)
                
                                    
                                    
                                    
                                    
                                    
                                    
                                    
                                    
                                    
                                    

28 Haziran 2012 Perşembe

Sonunda Patikadayız.



Tatilde güzel şey. İyisi kötüsü olmaz. Ama bizim tatilimiz bu sefer alışılmışın dışındaydı. İlk İdil 1,5 - 2 yaş aralığındayken duymuştum. Sonra geçen yıl Fethiyeden geçerken uğrayalım demiştik oda olmamıştı. Ve bu sefer azmettim ve ben buraya gideceğim dedim. En azından kuzum için gitmeliydim. Nasıl olacak diye düşünmedim herşeyi göze almıştım.

Erol bizi sonunda gelebildiniz diye karşıladı zaten :)

Nasıl oldu. İlk başta ailecek zorlanmadık desem yalan olur. Ama bir hafta sonunda karar verdim. İnşallah seneyede buraya gideceğiz. Törpülendik geldik diyorum.

Nasıl birşeydir, nasıl bir koşturmacadır, nasıl bir rekabet ortamı bu, teknoloji ile birlikte nasıl bu hale getirdiler bizi bilmiyorum. Ama burası ruhumuza iyi geldi. Sakin bir yaşantı ,yeni güzel dostluklar, sağlıklı beslenmek, doğal oyuncaklar, ortak çalışmalar, biraz spor, biraz keyif, biraz yoga ve bol farkındalık, bol paylaşım ve mutluluk.
                      Hiç unutmayacağımız bu tatil için Patika ve Erol'a çok teşekkürler.
              Ve tüm yeni dostlarımıza. Herşey birlik olunca güzel.Tatil köylerinde bunu kaçırıyoruz.
                                    
Kendilerine doğal malzemeden yürüme yolları ve tahtaravalli yaptılar. Şu tahtaravallinin güzelliğine bakın :)
                                    
                                    
                                         Güzel oldu değil mi.El emeği var :)
                                    
                                    
en çok burayı sevdik başlarda kuzu çekindi biraz ama yapmaya başlayıncada dibinden ayrılmadık. Ee manzarada süper olunca daha da keyifli oldu. Birde bu güzel mazarada halılarımızı serip Meral(Gelani) den güzel canlandırmalı masallar ve şarkılar dinleyince deymeyin keyfimize oldu.
                                    
                                    
                                    
                                    
Anneler olarak örgü ördük. Çocuklarımıza top yaptık babalarda topun içine koymak için yün yıkadı kurutup topumuzu doldurduk. Topların bitmesini heyecanla beklediler. Ve hazır oyuncakların ne kadar değersiz olduğunu bir kez daha anladık.
İdil döndükten sonra herkese bak bunu annem benim için yaptı diye topumuzu gösterdi.
      
Bütün tatil boyunca sabah akşam kedi kovaladık. Hayvancağız sakin sakin dinlenemedi. Ama ilgidende memnundu :)
                                   





İlk uzun ayrılık


İlkinde bir gün dayımızın düğünü için Bosnaya gitmiştik İdil 1-1,5 yaş civarıydı. İkincisinde İdil 2,5 yaşındayken ingiltere kaçamağı yapmıştık. Ama bu seferki uzun oldu. Kendide çok istedi gitmeyi ve Hülla ile Armutlu yollarına düştüler. Bizde ne yapacağımızı şaşırdık evde televizyonmu seyretsek yemeğe mi çıksak, arkadaşlar ile uzun zamandır gidemediğimiz yerlere mi gitsek derken. 2. günün sonunda bende özlem başladı. İlk günler kuzu pek keyifliydi çok eğlendi. Kendi başına kalmak ve değişiklik ona iyi geldi.
Ama 4 günün sonunda artık dönüşe 1 gün kala anneannemiz kuzu için artık dayanamayacak durumda anne diye mızırdanmaya ağlamaya başladı dedi. Ertesi gün erkenden dönüşe geçildi.

Akşam üzeri dayımızda buluştuk. Off nasıl özlemişim kuzucuğum seni sarmaş dolaş uzun bir süre birbirimiz yapışık oturduk. Bana özlemle bakışını hiç unutmayacağım. Aşkım seni çok seviyorum. Allah tüm çocukları annelerine bağışlasın ve ayırmasın. Aminn.

Muck.

Büyükannenin çiftliği :)

Evett ben gene uzun zamandır yazamadım hep aklımda ama bu konuya bir türlü zaman ayıramadımmmm :( Büyüdükçe daha çok aktivite daha çok koşturmaca olduğu için en azından son zamanlardaki en belirgin olayları yazayım dedim. Bundan sonra söz veriyorum seni ihmal etmeyeceğim :)

Bir arkadaşımdan duymuştum Büyükannenin çiftliğini. Önce kahvaltı diye düşünmüştük ama kahvaltı bir gece konaklamaya döndü. Banada o haftasonu 1 haftalık tatil yapmış gibi geldi.

3 kuzen orada buluştu. Kediler, tavuklar, keçiler, kuzular, buzağılar derken baya bir inceleyip çiftlik hayvanlarını daha yakından tanımış oldular. Buzağı besleme süt sağma derken üzerinede mevsimin ilk sıcak havalarında havuz eklenince keyiflerine diyecek yoktu doğrusu :)

Resimler daha sonra malesef.

5 Mart 2012 Pazartesi

Dinazor merakımız...

Bu aralar bir dinazor merakımız olduğundan şu dinazorland'e bir bakalım dedik. İdil'e birgün önce söylediğimde çok heyecanlandı sabah gözünü açtığında ilk söylediği laf hadi dinazorlara gidelim oldu. Gece kuzenlere de mesaj attık gelirmisiniz biz gidiyoruz dedik ve hep birlikte soluğu dinazorlarda aldık :)
Herşey iyiydi anlatılanları dikkatle ön sıralardan izledik ama sesler korkutucu geldi çocuklara.
Tabi biz 4 boyutlu filme girmedik. Çocukların zaten hayal dünyaları yeterince geniş birde dört boyut 4 yaş için bana fazla göründü. İyikide girmemişiz dedim filmi izleyenleri görünce. Bizim babamız merak etti ve filme girdi tabi ona çok keyifli geldi :)
Herşey son kısma kadar iyidi ama son kısımda dinazorları bile zor görürürken birde üzerine ürkütücü sesler korkutucu oldu. Bence bu kısımda fazla abartılmıştı. Amaç korkutmaksa illaki o zaman bence yaş sınırı konulmalı diye düşündüm.
Bizimkinin en zevdiği kısım ise bir robotun dinazor yumurtalarına kırmızı ve mavi ışıkla bakması oldu. Birde robot çocuklara mavi ışıkla merhaba deyince hem şaşırdı hemde sevdi.
Başta Vera ile tekrar girmeye hazırlandı kuzucuk. Sonra onlara girmeyin ben korktum deyip geri geldi. Ve Ççkışta bir daha buraya gelmeyelim deyince sandığımdam daha fazla korktuğunu anladım. Kulaklarını kapamak dışında hiç tepki vermedi bütün gezi boyunca allah beni davul etsin :)
Neyse son kısımda üç kuzen birlikte iyi eğlendiler.
Maşallah size

17 Şubat 2012 Cuma

İşte bir yıl daha

Her sene bu seneden sonra doğum günlerini okulda kutlar yeter diyorum. Ama olmuyor her yıl doğum günleri başladığında benim doğum günüm ne zaman diye başlıyor bizimki :) Onun mutluluğuda tüm yorgunlukları unutturuyor aslında. Bu sene biraz aksamalarda olsa işte bir doğum günümüzü daha neşe ve mutlulukla kutladık. Zaman çok hızlımı geçiyor ne üzülsem mi sevinsem mi bilemiyorum. Ama cidden bu yılların kıymetini bil diyenlere hakveriyorum.
Nice mutlu sağlıklı yaşlara tatlı kuzum.

Korsan Burak abimizi çok sevdik biz :)
Çok güzel oyunlar oynadık hatta doyamadı bizimki.
Şu kafasındaki tokaların ahengine bakın :)
Hava çok güzeldi dışarıda da koşturduk.
Ahh Ayşe teyze :)
Ve bu kadar koşturma sonunda beyaz tatlı cadılar süpürgelerine binip evlerine doğru uçtular :)